<body><script type="text/javascript"> function setAttributeOnload(object, attribute, val) { if(window.addEventListener) { window.addEventListener('load', function(){ object[attribute] = val; }, false); } else { window.attachEvent('onload', function(){ object[attribute] = val; }); } } </script> <div id="navbar-iframe-container"></div> <script type="text/javascript" src="https://apis.google.com/js/platform.js"></script> <script type="text/javascript"> gapi.load("gapi.iframes:gapi.iframes.style.bubble", function() { if (gapi.iframes && gapi.iframes.getContext) { gapi.iframes.getContext().openChild({ url: 'https://www.blogger.com/navbar/28431438?origin\x3dhttp://yakzan.blogspot.com', where: document.getElementById("navbar-iframe-container"), id: "navbar-iframe" }); } }); </script>

yakzan

Die Welt ist meine Vorstellung *

Bilgi ve Yeni Dönüşümler

Tuesday, June 20, 2006
Bilişim ve genelde iletişim teknolojilerinin hızlı gelişimi, küreselleşmenin etkileri ve ağ ekonomilerinin yarattığı değişimler, sanayi devriminin paradigmalarını da dönüşüme uğratmıştır. Bu paradigmaların bir ürünü olan hiyerarşik organizasyon modelleri üzerinde gelişen kamu yönetimleri, bir yandan devasa yapılar halinde büyürken, ters orantılı olarak verimliliklerini ve etkililiklerini de kaybetmeye başlamışlardır. Kamu yönetiminin mevcut organizasyonu, aynı zamanda yurttaş denetimi ve katılımına kapalı bir yapı sunmakta, dolayısıyla yönetilebilir olmaktan çıkmaktadır. Çağımızın “bilgi” ile karakterize edilen toplumsal yapısı içinde, yönetilebilirlik bilginin paylaşımıyla mümkün olmaktadır. Bilginin paylaşımı iktidarın paylaşımıdır. Bu bağlamda, bilginin en üst düzeyde paylaşımını mümkün kılan bilişim ve iletişim teknolojilerinin, gerek verimlilik ve etkililiğin artırılması gerekse demokratik denetim ve katılım imkanlarının zenginleştirilmesi amacıyla yönetsel süreçlere entegrasyonu sonucunda, bilgi devriminin paradigmalarına uygun bir kamu yönetim modeli ortaya çıkmıştır. Bu modelin adı elektronik devlet, ya da yaygın kullanımıyla “e-devlet”tir. En geniş anlamıyla e-devlet, gayri merkezi ve yatay koordinasyona dayalı katılımcı bir yönetsel organizasyon modeli olarak “ağ yönetişimi” (ya da “e-yönetişim”) temelinde örgütlenmiş, yani tüm kamu yönetim birimlerinin birbirleri arasında bağlantılı ve yurttaşların erişimine açık olduğu; bilişim ve iletişim teknolojilerinin etkin kullanımıyla kamu hizmetlerinin en az maliyet ve emek karşılığında en kaliteli bir biçimde üretilmesini sağlayan, yani fiyat/kalite performansı ölçütlerine uygun bir biçimde yedi gün/yirmi dört saat hizmet sürekliliğine sahip; nihai hedefi yurttaşların demokratik sürece katılım imkanlarının güçlendirilmesi bakımından “e-demokrasi”nin tesisi olan bir kamu yönetim biçimidir. Bu bakımdan, e-devlet, yalnızca etkililik ve verimlilik hedeflerine yönelmiş “ekonomik” ve “teknik” bir model olmayıp, demokrasinin etkinleştirilmesi hedefiyle anlam kazanan “siyasi” bir modeldir.

Özgür Uçkan Lonca Dergisi Röportajından

Tasarım Nedir?

Varolanın anlamına ilişkin bir çerçevedir. Tasarım kavramı insansal bağlamda yaratma edimine bağlı olarak var olanların ve dış dünyada doğrudan karşılığı olmayan verlıkların var olmasının temelidir. Tasarım kavramı önce düşüncededir. Şöyle diyebiliriz: Tasarım var olmayan bir şeyi bir amaca göre düşünüp, hayal edip ortaya koymaktır. Biraz daha geniş bir tanımı Archer'ın (1981) dediği gibi "Tasarım insan yapısı nesnelerde ve sistemlerde bir bütünü oluşturan parçaların, kompozisyonun, strüktürün, amacın, değerin ve anlamın kombinasyonunun vücut bulmasıdır. Fakat çoğu kez tasarım Herbert Simon'ın dediği gibi, "Mevcut bir durumu tercih edilen bir duruma getirme eylemi" olarak kabul edilir. Birinci ve ikinci tanımların her ikisi de tasarım için geçerlidir. Tasarım bir sistem olup yaşamın her yönü ile ilgilidir.

Tasarımın kendisi tekbaşına ne bilimdir, ne sanattır. Amaçları, değerleri, işlemleri vardır. Çok karmaşık olduğu için formüle edilememiş ancak araştırılmayı ve sistemleştirilmeyi beklemektedir. Bilinen tasarım bilgisi ve tasarım için bilgi toplama arasında farklar vardır. Nasıl biliriz? Neyi biliriz? Nekadar biliriz? Deneyimimiz nekadar? Değer verdiğimiz nedir? Önem verdiğimiz, önceliklerimiz nedir? Nasıl yorumlarız? Gördüklerimizin anlamı nedir? gibi sorular hep yanıt beklemektedir.
Prof. Dr. Nigan Bayazıt'ın Tasarım Araştırmaları makalesinden

Mimar Sinan ve Tasarım

“Yaradan ile aşık mı atacaktım ? Ben olanaksız olanı istemek yerine, mümkünün alanını tüketmeyi yeğledim hep. Kafamda hep olabilir olanın kırılma ve yansımalarından oluşan prizmalar yaratmaya başladım. Unutma ki, düşüncelerinin içinde bölündüğün kadar, parçalanırsın. Ve eğer kafanda oluşan esin susinekleri gibi deviniyor ve sen bunları bir araya getirip, ana düşünceyi yaratmıyorsan, düşünsel serserilik yapmaktan öteye gidemezsin. Hayatın sınırlılığı, evrenin sonsuzluğunu kavramaya yetmez. Bu yüzden, Yaradan’ın yorumu üzerine savaşmak, onu herkesten daha iyi anladığını iddia etmek anlamsızdır. Yapıtların da doğayı idare eden yasaları çok iyi kavramış olduklarından dolayı, o denli heyecan verici bir iç kütleye kavuşturabilmişlerdir. Var olmayanı yaratabilmek için tanrısallık gerekiyordu. Halbuki ben bir ölümlüydüm ve tanrısal olan yegane yeteneğim usumda gizliydi. Tek silahım oydu. Onu sürekli yeni bilgi birikimleriyle beslemem gerekliydi. Sana direnen durağan düşünce kalıplarını aştın mı, elde ettiğin ödül “çözüm” olur. Planı kurduktan sonra herşey olanakları zorlama serüvenidir yalnızca.”
Mehmet Coral - Işıkla Yazılsın Sonsuza Adım adlı kitaptan bir alıntı